radikal blog

insanı okumaya ve yazmaya teşvik eden blog.

yeni fikirlere yol açması açısından çok faydalı. her gün farklı bir çok konuda yazıya ulaşabiliyorsunuz, akademik makaleler de buna dahil.ayrıca yazdıklarınızı daha çok kişiye ulaştırabiliyorsunuz, bu da yazma heveslileri için değerlendirilmesi gereken bir fırsat.

goge bakma duragi

satır satır, tek tek, birine yollamak ihtiyacı doğuran şiir.

"dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım"

uzaktan

kanımca göksel, sezen aksu'dan sonra kadın kafasını olduğu gibi anlatan en iyi söz yazarı ve şarkıcıdır bu ülkede. bu şarkıda tam kadın şarkısı işte:çok utangaç ama utangaçlığını bastırırcasına cilveli bir şarkı. nasıl yapmış, ne duygularla yazmıştır bu şarkıyı göksel bilemem ama bir kadının aşıkken kafasından geçenleri çok güzel anlatmış.

aklımız aşkımızı yenmesin, fikrimiz hevesimizi kırmasın. kimse kaçmasın, kimse kovalamasın. gönüller bir olsun, sevenler kavuşsun.süphaneke, dinimiz, amin.

baba kiz diyaloglari

"-ne zaman geleceksin.
+bayramda geleceğim baba.
-otuz beş gün oldu yüzünü görmeyeli.
+özledin mi?
-özlemedim de annen sensiz çekilmiyor gelsen keşke.
+....."

di gel yanima

birsen tezer'in yorumuyla daha da güzelleşen grup gündoğarken şarkısı.

aşkı bu kadar alaycı bir şekilde dillendiren bir şarkı daha duymadım.


----- spoiler -----
beni birileri yakacaksa ille de sen yak
geçip de karsima oyna
zilleri tak da oyna güzel

----- spoiler -----

öyle işte..

biraz ayrilik

sabah sabah aklıma nerden düştü bilemiyorum ama bu şarkının aşağıdaki dizesine fena halde takıldım:

"bak, bulamadım başka bir ten"

şimdi ne demek oluyor bu? benim çıkardığım anlam "dolandım dolandım kimseyi bulamadım sana geri döndüm işte yoklukta da ancak bu kadar şair olabiliyorum".

ben fesat olabilirim, ama şarkı da masum değil.*

ahmed arif

"öyle yıkma kendini
öyle mahsun, öyle garip...
nerede olursan ol
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne
tükür yüzüne celladın
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile
tırnak ile, diş ile
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni!"

sacma sarki sozleri

----- spoiler -----
iki şarkı okundu
birisi çok dokundu
----- spoiler -----

kim söylüyor bilmiyorum, ama abi üç gündür zihnimi meşgul ediyor bu iki dize.yemin ederim bıktım. beynimin tazelenmesi ve eski haline dönmesi için sabahtan beri mozart dinliyorum ama gitmiyor körolmayasıca.*

zumba

her çeşit dans figürlerinin kullanıldığı ultra eğlenceli ama bir o kadar da yorucu kombin bir dans çeşidi.

o kadar çok zıplıyorsunuz ki bir zaman sonra kalbiniz beyninizle yer değiştiriyor, mideniz alıp başını gidiyor.manyaklık, başka da bir şey değil.

baglanma sorunum var

günümüz metropol erkeğinin ayrılma bahanelerinden birincisi.diğeri için:

<bkz: sorun sende değil bende>

hızlandırılmış program için:

<bkz: ıssız adam olmak>

magnifica presenza

ferzan özpetek'in şu zamana kadar çekmiş olduğu filmler arasında tartışmasız en kötüsü.

sozluk yazarlarinin itiraflari

metroda, otobüste, durakta ve yahut herhangi bir yerde yanımda yöremde bir insan hapşırdığında çok yaşa demek istiyorum. sonra o insanı tanımadığım aklıma geliyor, dilimin ucuna gelen" çok yaşa" geri gidiyor.

itiraf:dün gece hiç tanımadığım birine sırf sana benziyor diye usulca sokulup çok yaşa dedim.*

asiginim

sabah sabah bünyede tabak kırma isteği uyandıran şarkı.

----- spoiler -----

seninle olamazdık biliyordum
bile bile yine seni seviyordum
şimdi neden, neden canım bu özlem...
----- spoiler -----


fazla efkarlı..

pazartesi fobisi

içkisine ilaç atılmış ahu tuğba gibi olursun her pazartesi sabahı. küfür edersin, bela okursun, hatta işi abartıp uykulu zihninde istifa mektubunu bile yazarsın. sonra ali tezel belirir birden sabah rüyanda: "emekliliğine otuz sene var, sen hala utanmadan uyuyorsun " der. uykuya dalmak için koyun değil ödenmiş ssk prim günlerini saydığın, google' a "ne zaman emekli olacağım" sorusunu sorup "limit sonsuza gider" cevabını aldığın, artık yirmibeşinde olduğundan mütevellit babanın sigortasından da yararlanamayacağın aklına gelir. bunların hepsini aklının süzgecinden geçirdikten sonra fobi falan kalmaz. sıkıyorsa çalışma, ya da bırak sal gitsin ya nasılsa her durumda emeklilik mezarda gözüküyor.

imex

sürekli kullanımda yüzü bebek poposu gibi yapan mucizevi ilaç.

fekat kokusu çok berbat. böyle küflü peynir gibi, ıslak şemsiye gibi..berbat bişi yani, anladın sen.

offshore

ayaklarının üşümemesi için kendisine en fiyonklusundan bir çift terlik armağan edeceğim.

sevda sozleri

üvercinka

"böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
en uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil

aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
yatakta yatmayı bildiğin kadar
sayın tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
bütün kara parçaları için
afrika dahil

senin bir havan var beni asıl saran o
onunla daha bir değere biniyor soluk almak
sabahları acıktığı için haklı
gününü kazanıp kurtardı diye güzel
birçok çiçek adları gibi güzel
en tanınmış kırmızılarla açan
bütün kara parçalarında
afrika dahil

birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
iki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
bütün kara parçalarında
afrika dahil

burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
aklıma kadeh tutuşların geliyor
çiçek pasajında akşamüstleri
asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
bütün kara parçalarında
afrika hariç değil "

neyin var

gece nin tartışmasız en iyi şarkısı.

çok güzel, çok özel.

sözlerini de yazalım:

"bildiğim bütün yüzler
geldiler birer birer
anladım şimdi uyansak
çözülür bütün renkler
ateşine yandığım geceler
sen ömrümü ufalayan dilber
neyin var neden ağlarsın
durmadan kaçarsın
görmedim öyle parlak başka bir dünya
anladım yok ki senden daha fazla
kalbi kırılmış ruhu açılmış
yarası saçılmış bu dünyada
dinlediğim bulutsu sesler
fısıldadılar topraktan gelen
taptaze dolgun adını
bir yağmur tanesi düşerken
görmedim öyle parlak başka bir dünya
anladım yok ki senden daha fazla
kalbi kırılmış ruhu açılmış
yarası saçılmış bu dünyada
kalbi kırılmış ruhu açılmış
yarası saçılmış bu dünyada"

hatta zorla dinletelim:

http://www.youtube.com/watch?v=cjditcqzwjk

muhtesem yuzyil

koskoca sultan süleyman'ın kadın kaprisiyle boğulduğu dizidir. adam on bölümde bir savaşa gönderiliyor orjinaline uygun olsun deyü, onun dışında devlet işleriyle ilgili bir numara yok.sultan süleyman kadın dırdırına vakit ayıracak kadar boş bir padişah mıydı acaba? şu an ben venedik'te gondol sefası yapamıyorsam hep hürrem'in yüzünden. o'nun zamanında pasaport yok, vize yok, dünyanın her yanı hatunun zaten.

büyüdükçe anneme benzediğimi söylüyorlardı, doğruymuş. bu entry ile anladım.

yanima gel

halil sezai sevmeyen bir insana bile halil sezai dinlettirecek kadar etkili bir şarkı.

of çektiren türden.